Blogger tarafından desteklenmektedir.

11 Ağustos 2017 Cuma

ÖYKÜ (BEKLENMEDİK YALNIZLIK I)

Merhaba arkadaşlar,

İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen “V. Her hastalık Bir Hikayedir” temalı öykü yarışmasında “Beklenmedik Yalnızlık” adlı öyküm bu yıl üçüncülüğe layık görülmüştü. Hastalıkların öyküleştirilerek anlatılması halinde tıp, eğitimi alan öğrencilere, öğrenme kolaylığı sağlanacağı, doktorlar, hastalar ve hasta yakınları için bir empati aracı olacağı düşüncesiyle projeleştirilmiş bir yarışma bu. Prof. Dr. Cengiz YAKINCI tarafından organize edilen oldukça kaliteli ve seviyeli bir platform. En son düzenlenene 515 adet müracaat olduğu bildirilmişti. En iyi ilk 30 öykü kollektif bir çalışma olarak kitaba girdi ve basıldı. 2018 yılı itibarıyla VI. sı yapılacak olan yarışmanın duyuruları yakında internet ortamına düşecektir diye düşünüyorum. Bu vesile ile ilgilenenlere şimdiden duyurusunu yapmış olayım. Katılmayı planlarsanız 5 sayfayı geçmeyecek bir kurgulama yapmanız iyi olur (Küçük bir de tüyo J). 

Öyküme gelince, başımdan geçen ya da bir yerden duyarak esinlendiğim bir hikaye değil. İlk cümleden sonra kendi kendini götüren, akıp giden bir yazı oldu.


Yalnız size bu hikayeyi paragraflar halinde vermeyi planlıyorum. Tıpkı “Arkası Yarın” formatında yani. “Eski radyo dostları hatırlayacaktır”. Böylece sizi hem çok fazla sıkmam, hem biraz merak uyandırmış olurum. Tamam itiraf ediyorum hem de sizi biraz bağımlı kılarım. Maksat maus’unuz alışsın J

Hüzünlü bir hikayenin gizemli yollarında kaybolmak istiyorsanız eğer   işte bugünkü dozunuz :))

İyi okumalar :)





BEKLENMEDİK YALNIZLIK (I)

           Kapıyı hızlıca çarpıp çıktı. Burnundan soluyordu. Neden bu insanlar bu kadar bencil, kaygısız ve ilgisizdi. Hışımla merdivenleri inerken bildiği bütün küfürleri saydırmayı da ihmal etmedi. Olanı, biteni bir türlü anlayamıyordu Suat. Sokak lambalarının aydınlattığı loş kaldırımın gizemli kıvrımlarında hızlı adımlarla ilerlerken geçmişin gölgesi de onu takip etmeye devam etti.

         Uzun zamandır görmediği, çocukluk arkadaşı Cengiz, ona kapıyı göstermişti. Kendisi için bir şey istese anlardı, ancak söz konusu olan Şermin teyze idi. Yıllarca onun hamiliğini yapan; her daim onu sevip, okşayan, bakımsızlıktan bir türlü kapanmayan yaralarını kendi hazırladığı merhemlerle tedavi eden, Şermin teyze. Pahalı mobilyalarla donattığı yazıhanesinin parlak ışıkları, mazisindeki çaresiz günleri aydınlatmaya yetmemişti anlaşılan.

         Şermin teyze; Suat ve Cengiz’e yıllarca kol kanat germiş, kendi ailelerinden göremedikleri yakınlığı onlara her zaman göstermişti. Aynı mahallede birbirlerine komşu olarak yaşayan bu evlatların yaşam kavgalarında, eğitim hayatlarında, duygusal çalkantılarında hep yanlarında olmuştu. Suat’ın annesi daha o bebekken ölmüş, Cengiz’in babası da evi terk edip gitmişti. Bu çocukların iki sokak ötesinde oturan ve onlar gibi daha nicelerinin yardımına koşan Şermin teyzeyi civarda tanımayan yoktu. Kırklı yaşlarını sürdüğü o yıllarda kendini hayır işlerine adamıştı. Etine dolgun, beyaz tenli, bal rengi gözlü ve ortalamanın üstündeki boyuyla heybetli bir görünüme sahipti. Böyle bir kadının nasıl olup da evlenmediğine dair türlü rivayetler vardı etrafta. Kavuşamadığı ve bir gün döner ümidiyle beklediği eski sözlüsü, olasılıklar arasında en kuvvetli olanı idi. Bazılarına göre sevdiği genç onu hamileyken terk etmiş ve bir daha geri dönmemişti. Herkesin derdini dinler ama kendisiyle ilgili konuşmayı pek sevmezdi. Anlatsa kim bilir yaşanmamışlıklarından ne hazin bir öykü çıkardı. Başkalarına şifa olurken belki de kendi hüznüne meydan okuyordu.

         Güzel Yalı mahallesinin emektarı, düşkünlerin, öksüzlerin annesi, zamanının efsane kadını, şimdilerde amansız bir hastalığa, kemik iliği kanserine yakalanmıştı. Günün büyük bir bölümünü sallanan koltuğunun gıcırdayan sesleri eşliğinde, uyuklayarak geçiriyordu. Hastalığının verdiği bitkinlikten olsa gerek yorgun bedeni olduğu yerde saatlerce, kıpırdamadan kalabiliyordu. Yüzündeki donuk ifadeyi çoğu zaman sarımsı mor bir renk tamamlıyordu.

            Bakalım Suat bugün ne haber getirecekti.





18 yorum:

  1. heeey radyo tiyatrosu ve arkası yarınlar var internette, youtupta, yazmıştım bunu blogumda. bak, tiyatro başlığında. arada dinliyorum. tavsiye ederim. eskiler de var yeniler de. kaçırmaaaa. :) dmek bizi bağımlı yapacan :)

    YanıtlaSil
  2. heey seçmeler yazımda blogunu yazınca, senin yaptığın yorumlaşmalarda görmüştüm, öykü yazcağını demiştin dün :) biliyoduum yanii. takip listem yok ki benim. hiçbi bloga üye değilim yanii. üye olunca herkes bana da üye ol diyo. ben de kimseyi üzmemek için üye olmuyom hiç. ama okurum kii tabikide :) iyi okurum kuuu :)

    YanıtlaSil
  3. bu öykü şeysini de duyurmak lazım yaaa :) belki birileri yazmak ister :)

    YanıtlaSil
  4. hımmm ivit hüzünlü bi şekilde başladı. cengiz neden öyle yaptı acaba belki bunun da bi açıklaması vardır :) ya da sadece kaba hayırsız biridir :)

    YanıtlaSil
  5. Beklemeyecek gibi hissediyorum çok güzel olmuş.
    Hüzünlü başladı ama ben okuamkatan çok zevk aldım ilk bölümden.
    Bu arada Deep'den geldim ve takipteyim :)

    YanıtlaSil
  6. Merhaba, keşif etkinliğinden geliyorum, ve sizi takibe aldım. Ben de beklerim, sevgiler...
    https://sertacsamur.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil
  7. İlk defa rastladım bu öykü yarışmasına. Yazınız da ilgimi çekti. :)

    YanıtlaSil
  8. Derin sizden haber verdi, izlemekteyim :)

    Başarınızı kutlarım :)

    YanıtlaSil
  9. Selam keşif etkinliği ile geldim bende :) takipteyim beklerim sevgilerrr :)

    YanıtlaSil
  10. Zorlu bir hastalığa yakalanmış.Bakalım ne olacak?Bekliyorum devamını :)

    YanıtlaSil
  11. Öncelikle bu yarışmayı ilk defa duyuyorum. Bu bilgi için teşekkür ederim. Kronik bir hastalıkla mücadele eden ve aynı zamanda hikaye yazmaya merakı olan biri olarak bu yarışmayı araştırıp belki ilerleyen yıllarda katılabilirim.

    Hikayeyi de çok merak etmeye başladım. Devamını heyecanla bekliyorum.

    YanıtlaSil
  12. Sevgili Derin, Aysel Sertaç, Halil Bey, Acemi Demirci, Mutlu yaşam, Daha mutlu yaşam, İyi olsun; değerli yorumlarınız için çok teşekkür ederim. En kısa zamanda iade-i ziyaret yapacağım :))

    YanıtlaSil
  13. Güzel bir öykü.Devsmını merakla bekliyor olacağım. Kaleminize sağlık:)

    YanıtlaSil
  14. Derya 'delikızın bohçası' bahsetmiş bugün sizden... Çok güzel bir öykü... Sağlık sektörü çalışanınolarak oldukça etkiledi beni... Kaleminize sağlık... Sevgiler...

    YanıtlaSil

Google+ Followers